<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Asaf &#8211; Siyak Sibak</title>
	<atom:link href="https://siyaksibak.com/author/asaf/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://siyaksibak.com</link>
	<description>Kültürel İçerik Platformu</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Nov 2020 10:15:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.6.5</generator>

<image>
	<url>https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/cropped-siyaksibak_kare_logo-32x32.png</url>
	<title>Asaf &#8211; Siyak Sibak</title>
	<link>https://siyaksibak.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Güzelden Öncesi</title>
		<link>https://siyaksibak.com/guzelden-oncesi/</link>
					<comments>https://siyaksibak.com/guzelden-oncesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Asaf]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Nov 2020 20:55:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://siyaksibak.com/?p=2045</guid>

					<description><![CDATA[Güzelden Öncesi Bir hakikati en sade şekliyle anlatabilmek, onu düzinelerce kelimeyle anlatmaktan çok daha zordur. Çünkü yalnızca cevhere odaklanmak, onu bütün yaldızlarından arındırıp öz hâline ulaştırmak, feraset ve kuvvet gerektirir. Ancak bu kuvvet kabalığı ve hoyratlığı götürmez; gücü, sakinliğinden gelir. ”Sözlerin en güzeli Allahu tealanın kelâmı, yolların en doğrusu Hz. Muhammed’in yoludur.” BUHARİ, EDEB 70; İ’TİSAM Güzel konuşmak isteyen kimse, önce gerekmedikçe konuşmamayı şiar edinmelidir. Çünkü neleri konuşacağımız kadar, neleri susacağımız da seviyemize ilişkin bir ayna tutar. Ağzımıza her geleni fütursuzca söylemek, aslında kelimeleri kusmaktır, içimiz almaz. Bin düşünüp bir konuşmak, alelâde bir halk deyimi olmanın ötesinde, bilgelik sandığının anahtarıdır [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5>Güzelden Öncesi</h5>
<p class="s3"><span style="font-size: 1.1429rem;">Bir <a href="https://islamansiklopedisi.org.tr/hakikat" rel="nofollow noopener" target="_blank">hakikati</a> en sade şekliyle anlatabilmek, onu düzinelerce kelimeyle anlatmaktan çok daha zordur. Çünkü yalnızca cevhere odaklanmak, onu bütün yaldızlarından arındırıp öz hâline ulaştırmak, feraset ve kuvvet gerektirir. Ancak bu kuvvet kabalığı ve hoyratlığı götürmez; gücü, sakinliğinden gelir.</span></p>
<p class="s3"><span class="s6"><span class="bumpedFont15">”Sözlerin en güzeli Allahu tealanın kelâmı, yolların en doğrusu Hz. Muhammed’in yoludur.”</span></span></p>
<p class="s5"><span class="s7"><span class="bumpedFont15">BUHARİ, EDEB 70; İ’TİSAM</span></span></p>
<p><img loading="lazy" class="aligncenter size-large wp-image-2053" src="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/guzel-1024x682.jpg" alt="guzel" width="1024" height="682" srcset="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/guzel-1024x682.jpg 1024w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/guzel-300x200.jpg 300w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/guzel-768x512.jpg 768w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/guzel-800x533.jpg 800w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/guzel.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p class="s5"><span class="s4"><span class="bumpedFont15">Güzel konuşmak isteyen kimse, önce gerekmedikçe konuşmamayı şiar edinmelidir. Çünkü neleri konuşacağımız kadar, neleri susacağımız da seviyemize ilişkin bir ayna tutar. Ağzımıza her geleni fütursuzca söylemek, aslında kelimeleri kusmaktır, içimiz almaz. Bin düşünüp bir konuşmak, alelâde bir halk deyimi olmanın ötesinde, bilgelik sandığının anahtarıdır ki onu tutup savurmazsak, kendisini açar, içindekileri cömertçe önümüze serer. </span></span><span class="s7"><span class="bumpedFont15">Bilginin değil, bilgeliğin</span></span><span class="s4"><span class="bumpedFont15">. Birçok konu hakkında tonlarca bilgiye sahip olmakla, bildiği hakikatleri özümseyip hayat kaidesi hâline getirmek, yol nerede kararıyorsa orada bir fenere dönüşmek arasında hem gönül hem şuur farkı vardır. Hâliyle bu bölümdeki muradımı olabildiğince sözü yormadan anlatmak, kolay iş değil. Ama deneyeceğim. Hakikati, kendisine yaraşır şekilde iletebilmek için gayret edeceğim.</span></span></p>
<p class="s5"><span class="s4"><span class="bumpedFont15">Bilmeliyiz ki bütün güzellikler bizi güzelin kaynağına götürür. Bununla birlikte şehvetle, nefisle aldandığımız her nesne hakikatte güzel değildir. Hâliyle, onların ileteceği yerde güzelin başlangıç kaynağı değil bilincin kayma noktası olur. Demek ki, bizi kaynağa ulaştırmayan suni her lezzet, aslında bir tehlikedir. Güzel, daha güzel olana kapı aralayan, bizi yumuşatan ve suyumuzu berraklaştıran mucizevi bir eldir. Güzelin ne olduğunu anlayabilmek içinse önce ne olmadığını bilmek gerekir.</span></span></p>
<p class="s5"><span class="s4"><span class="bumpedFont15">Güzel, haddi aşan değildir. Güzeli bile bile inciten değildir. Güzel, dinginlikten uzak değildir. Onun acelesi yoktur ancak uyuşuk da değildir. O, dengedir. Güzel, sadece niyetinin arkasına sığınıp her aklına geleni yapan, her zihnine düşeni konuşan değildir. O, tartabilendir. Hâliyle, niyetini de her gün incelikle dokur, tazeler, kuvvetlendirir. Böylece adımları hem sağlam hem nâzenindir. Güzel, aynada bununla övünen değildir. Esas güzel, kalbine mahzunların gülüşlerinden ziynetler edinendir. Ki bu ziynetler onun kabrini ışıl ışıl edecektir. Ancak güzel, daima ölüm anı için endişe duyan ve kendisini garanti görmeyen kişidir. Güzel, iğneleyen değildir. Elinde bir iğne varsa, bununla sökükleri dikmeyi iş edinendir. O, boş soru sormaz. Güzel, ”bunda ne var ki” diyerek muhatabını yormayan kimsedir. O, bazen birisine ”nasılsın” demeye dahi çekinendir.</span></span></p>
<p class="s5"><span class="s4"><span class="bumpedFont15">Çünkü bilir ki insan kimi günler göçük altındadır. Üzerindeki yükle sesi azalır.</span></span></p>
<p class="s5"><span class="s4"><span class="bumpedFont15">Güzel, azalan sesleri yormayan, boğmayan, ancak elini daima uzatandır.</span></span></p>
<p>Benzer yazılara <a href="https://siyaksibak.com/category/denemeler/"><em><strong>buradan</strong></em></a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://siyaksibak.com/guzelden-oncesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>100. Yılında Çanakkale</title>
		<link>https://siyaksibak.com/100-yilinda-canakkale/</link>
					<comments>https://siyaksibak.com/100-yilinda-canakkale/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Asaf]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2020 09:10:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://siyaksibak.com/?p=1797</guid>

					<description><![CDATA[Biz o kadar barışçıl olduk ki, binlerce kilometre öteden gelip, vatan toprağını işgal eden, dedemi sağlık çadırında dahi katleden bir zihniyete barış mesajları verir olduk. Sanki savaşı kaybetmişiz de onlar bize sahip çıkmış barış göstermişler. Siz Çanakkale&#8216;nin geçildiğini bir görseydiniz, o barış mesajlarının ne kadar sahici olduğunu tarih kitaplarından değil bizzat üzerinizde bıraktıkları etkilerinden öğrenirdiniz. Barış kelimesini Ahmet Vefik Paşa Lugat-i Osmani&#8217;sinde sulh etmek, yani anlaşmak olarak görüyor. Şimdi kendimize soru sorular sorma zamanı. 1-) Küfür, gerçekten bizimle anlaşarak mı geri döndü? 2-) Eğer anlaşma söz konusu ise neden 3 sene sonra İstanbul&#8217;u işgal ettiler? 3-) Bizler her fırsatta barış [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Biz o kadar <strong>barışçıl</strong> olduk ki, binlerce kilometre öteden gelip, vatan toprağını işgal eden, dedemi sağlık çadırında dahi katleden bir zihniyete barış mesajları verir olduk. Sanki savaşı kaybetmişiz de onlar bize sahip çıkmış barış göstermişler. Siz <strong>Çanakkale</strong>&#8216;nin geçildiğini bir görseydiniz, o barış mesajlarının ne kadar sahici olduğunu tarih kitaplarından değil bizzat üzerinizde bıraktıkları etkilerinden öğrenirdiniz.</p>
<div id="attachment_1800" style="width: 250px" class="wp-caption alignright"><img aria-describedby="caption-attachment-1800" loading="lazy" class="wp-image-1800 size-medium" src="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/canakkale-bogazi-240x300.jpg" alt="çanakkale boğazı" width="240" height="300" srcset="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/canakkale-bogazi-240x300.jpg 240w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/canakkale-bogazi.jpg 640w" sizes="(max-width: 240px) 100vw, 240px" /><p id="caption-attachment-1800" class="wp-caption-text">Çanakkale Boğazı</p></div>
<p>Barış kelimesini Ahmet Vefik Paşa Lugat-i Osmani&#8217;sinde sulh etmek, yani anlaşmak olarak görüyor. Şimdi kendimize soru sorular sorma zamanı.</p>
<p>1-) Küfür, gerçekten bizimle anlaşarak mı geri döndü?</p>
<p>2-) Eğer anlaşma söz konusu ise neden 3 sene sonra İstanbul&#8217;u işgal ettiler?</p>
<p>3-) Bizler her fırsatta barış mesajları vererek, gerçekten samimi miyiz?</p>
<h5>Çanakkale</h5>
<p>Bu soruları herkesin kendi vicdanı ölçüsünde cevaplamasını isteyeceğim. Çanakkale&#8217;ye gelen bir yabancı kafilesi <strong>boğaz</strong>a nazır bir otelde denize bakarken içi sıkılmalı, atalarını nasıl denize gömdüğümüzü sürekli kafasından geçirmeli. Şehir de bunu onlara hissettirmeli. Sahi biz barışa ev sahibi idik değil mi? O halde kaldıralım şehrin girişindeki savaş toplarını. Ne zaman adam olacağız? Suratımıza okkalı bir şamar atan <strong>İngiliz</strong>&#8216;e neden diğer yanağımızı çeviriyoruz. Buyurun bir ayet. &#8220;<em><a href="https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Bakara-suresi/127/120-ayet-tefsiri" rel="nofollow noopener" target="_blank">Sen onların dinine uymadıkça ne <strong>Yahudiler</strong> ne de <strong>Hristiyanlar</strong> senden asla hoşnut ve razı olmayacaklardır&#8230;</a></em>&#8221; 2:120-</p>
<p>Omzunda ingilizi taşıyan askeri masumiyet sembolü olarak kullandığımız kadar, Yarbay Hasan&#8217;ı can çekişen bir <strong>Fransız</strong>a yardım etmek için gittiği zaman Fransız&#8217;ın yaptığını da anlat!</p>
<div id="attachment_1798" style="width: 650px" class="wp-caption aligncenter"><img aria-describedby="caption-attachment-1798" loading="lazy" class="size-full wp-image-1798" src="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/canakkale.jpg" alt="çanakkale" width="640" height="407" srcset="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/canakkale.jpg 640w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/canakkale-300x191.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><p id="caption-attachment-1798" class="wp-caption-text">İngiliz&#8217;i taşıyan asker heykeli</p></div>
<p>Barışı isteyelim, ona göre yaşayalım. Eğer barıştan kastımız huzur içinde yaşamaksa bunu canı gönülden isteriz fakat şehrin her yerine omzunda İngilizi taşıyan askeri koyma. Bazen Koca Seyit&#8217;ide koy. Zira onlar buraya barış için gelmediler!</p>
<p>Diyoruz ki, &#8220;Biz barışa değil, <strong>şehit</strong>liğe şühedaya ev sahibiyiz.&#8221;</p>
<p>Bilmem anlatabildik mi?</p>
<p>Hoşunuza gittiyse <a href="https://siyaksibak.com/2-dunya-savasi-sonrasi-refah-devletleri-mi/"><strong>buradan</strong></a> devam edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://siyaksibak.com/100-yilinda-canakkale/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
