<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dideberah &#8211; Siyak Sibak</title>
	<atom:link href="https://siyaksibak.com/author/dideberah/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://siyaksibak.com</link>
	<description>Kültürel İçerik Platformu</description>
	<lastBuildDate>Sat, 30 Jan 2021 17:51:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/cropped-siyaksibak_kare_logo-32x32.png</url>
	<title>dideberah &#8211; Siyak Sibak</title>
	<link>https://siyaksibak.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hayatın Anlamı</title>
		<link>https://siyaksibak.com/hayatin-anlami/</link>
					<comments>https://siyaksibak.com/hayatin-anlami/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[dideberah]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Nov 2020 07:51:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://siyaksibak.com/?p=2105</guid>

					<description><![CDATA[Sona kalan birkaç parça odunu da sobaya attıktan sonra yanı başındaki mindere oturuverdi. Dışarıda lapa lapa kar yağarken diğer yandan sobadan gelen çatırdama sesleri de hoş bir ortam oluşturuyordu. İçerideki sıcaklıktan biraz mayışmış olduğunu farketmişti ki camdan dışarıyı seyre koyuldu. Havanın çok rüzgarlı olduğu söylenemezdi. Ara ara bulutların geçişiyle kar yağışı hızlanınca göz gözü görmez oluyor, biraz yavaşlayınca manzaranın güzelliği ortaya çıkmış oluyordu. Bembeyaz örtüyle kapanmış gibi olan yolun ortasından giden ayak izlerini fark etti. Dünyadan göçüp giderken ardında iz bırakanları anımsattı. Ne mutlu dedi, hoş bir sada ile gidenlere.. Sıkıca giyindikten sonra evinden çıkarak son zamanlarda oturmaktan keyif aldığı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sona kalan birkaç parça odunu da sobaya attıktan sonra yanı başındaki mindere oturuverdi. Dışarıda lapa lapa kar yağarken diğer yandan sobadan gelen çatırdama sesleri de hoş bir ortam oluşturuyordu. İçerideki sıcaklıktan biraz mayışmış olduğunu farketmişti ki camdan dışarıyı seyre koyuldu. Havanın çok rüzgarlı olduğu söylenemezdi. Ara ara bulutların geçişiyle kar yağışı hızlanınca göz gözü görmez oluyor, biraz yavaşlayınca manzaranın güzelliği ortaya çıkmış oluyordu. Bembeyaz örtüyle kapanmış gibi olan yolun ortasından giden ayak izlerini fark etti. Dünyadan göçüp giderken ardında iz bırakanları anımsattı. Ne mutlu dedi, hoş bir sada ile gidenlere..</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-2109" src="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/hayatin_anlami.jpg" alt="hayatın anlamı" width="640" height="404" srcset="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/hayatin_anlami.jpg 640w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/hayatin_anlami-300x189.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Sıkıca giyindikten sonra evinden çıkarak son zamanlarda oturmaktan keyif aldığı yere doğru gitmeye karar verdi Sare. Dışarıda yağış durmuş hava biraz açmıştı. Fotoğraf manzaraları yakalayıp anın tadını çıkarmanın tam zamanıydı. Yemyeşil alanların, ağaçların, yürüdüğü tüm sokakların bembeyaz oluşu muhteşemdi. Bacalardan tüten dumanlar, bir yandan kardan adam yaparken diğer taraftan kar topu oynayıp yerde yuvarlanan çocuklar, kızakla kaymaya çalışırken farkında olmadan neşeli pozlarla kadraja takılan yaşlılar..</p>
<p>Kar topu oynayan çocukların arasında kalakalsa da aslında onların katılmaya zorladıklarını fark etti. Bu mutluluğa ortak olmaktan başka çaresi de kalmamıştı zaten. İlk defa görmüş olduğu ufaklıklarla eğlenirken bir yandan da fotoğraflarını yakalamaya çalışıyordu. Ölümsüzleştirmek isterdi hep böyle vakitleri. Ara sıra arşivini yoklarken bazen hüzünlenir bazen o anı tekrar yaşıyormuşçasına mutlu olurdu. İşte bu da o anlardan bir tanesiydi kuşkusuz.</p>
<p>Bir süre daha yürümeye devam etti. Küçük, mütevazi bir evin balkonunda kahvesini yudumlayan yaşlı bir teyzeye takıldı gözleri. Ufka doğru bakarken yüzünde hüzünle karışık hafif bir tebessüm var gibiydi. Kim bilir neler geçiriyordu içinden, diye düşündü. Yalnızlığın vermiş olduğu hüzün bir yana, gözünün önünden film şeridi gibi geçen hoş anılar yüzündeki mutluluktan anlaşılıyor gibiydi. Aklından türlü senaryolar geçmekteyken sessizce yürümeye devam etti.</p>
<p>Oturmak istediği yer de bembeyaz örtüyle kapanmıştı. Hafifçe temizledi ve oturarak yanına aldığı çayından yudumlamaya başladı. Hayatın anlamı yaşadığımız anın ta kendisi olmalı, diye düşündü. Bir daha geçemeyebiliriz belki de aynı yollardan. Tatlı tatlı hayal kurarken farkında olmadan geriliyor ve hırslanıyor, bir süre sonra da hayal kırıklığı yaşıyoruz. Kimseyi kırmadan, incitmeden, gönüllerden silinmeyen güzel hatıralarla göçüp gitmekten başka ne isteyebiliriz, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Mevsim">mevsimler</a> gibi ömrümüzü de tüketen şu dünyadan..</p>
<h5>Hayatın anlamı&#8230;</h5>
<p>Benzer hikayeler okumak için <em><strong><a href="https://siyaksibak.com/category/hikaye-turu/">buraya</a> </strong></em>tıklayabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://siyaksibak.com/hayatin-anlami/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Buruk Sevinç</title>
		<link>https://siyaksibak.com/buruk-sevinc/</link>
					<comments>https://siyaksibak.com/buruk-sevinc/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[dideberah]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2020 12:51:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://siyaksibak.com/?p=2033</guid>

					<description><![CDATA[Sevinç&#8230; Yağmurdan sonra gelen çok sevdiği toprak kokusu penceresinden içeriye doğru yayılıyordu. Sonbahar mevsiminin gelişiyle bir mutluluk kaplardı içini. Sıcak havaları pek sevmezdi o yüzden. Sisli, parçalı bulutlu, daha çok yağmurun çiselediği serin havalardan haz duyardı. Genellikle dışarıya çıkar yürüyüş yaptıktan sonra biraz dinlenir, sonra da bahçedeki çardakta oturup kitap okumayı tercih ederdi. Pencereden dışarıyı seyrederken içindeki heyecanı dindiremiyordu Ayda. Biraz hava almak iyi gelir diye düşündü ve şemsiyesini de yanına alarak dışarı çıktı. Sahile doğru yürümekteyken geçen hafta öğretmenlik için girdiği sınavların sonuçlarını düşünüyordu bir yandan. Annesinin de en büyük isteği Ayda’nın edebiyat öğretmeni olmasıydı. Zor şartlarda büyütmüş ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5>Sevinç&#8230;</h5>
<p>Yağmurdan sonra gelen çok sevdiği toprak kokusu penceresinden içeriye doğru yayılıyordu. Sonbahar mevsiminin gelişiyle bir mutluluk kaplardı içini. Sıcak havaları pek sevmezdi o yüzden. Sisli, parçalı bulutlu, daha çok yağmurun çiselediği serin havalardan haz duyardı. Genellikle dışarıya çıkar yürüyüş yaptıktan sonra biraz dinlenir, sonra da bahçedeki çardakta oturup kitap okumayı tercih ederdi. Pencereden dışarıyı seyrederken içindeki heyecanı dindiremiyordu Ayda. Biraz hava almak iyi gelir diye düşündü ve şemsiyesini de yanına alarak dışarı çıktı. Sahile doğru yürümekteyken geçen hafta öğretmenlik için girdiği sınavların sonuçlarını düşünüyordu bir yandan. Annesinin de en büyük isteği Ayda’nın edebiyat öğretmeni olmasıydı. Zor şartlarda büyütmüş ve okula göndermişti. Bu yüzden annesini de hayal kırıklığına uğratmak istemiyordu.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter size-large wp-image-2036" src="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-1024x768.jpg" alt="sevinc" width="1024" height="768" srcset="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-1024x768.jpg 1024w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-300x225.jpg 300w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-768x576.jpg 768w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-180x135.jpg 180w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-400x300.jpg 400w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-600x450.jpg 600w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-800x600.jpg 800w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-1200x900.jpg 1200w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>Yıl boyunca derslerine devam ederken aynı zamanda kurslara da katılmaya çalışıyordu. Çalışkan bir kızdı. Üniversite hayatına başladığından beri Yakaza dergisinde haftalık yazılar da yazıyordu. Küçüklüğünden itibaren en başta babası olmak üzere ilkokul öğretmenleri onu yazmaya teşvik ederlerdi. Becerikliydi de yazı yazma konusunda. Aslında yazar olmak onun en büyük hayaliydi. Okurlarıyla bir araya gelip söyleşiler yapmayı düşlerken mutlu oluyordu. Ne var ki annesinin öğretmenlik konusunda ısrarını kıramıyordu. Aklında bu konular, mahcup edayla eve doğru yürümeye başladı.</p>
<p>Babasını hiç görememişti. Çok küçükken elim bir hastalığa yakalanmış, uzun süren tedavilere rağmen başarılı bir sonuç alınamamıştı. Ara ara annesini bu konuda yoklar babası hakkında bir şeyler öğrenmeye çalışırdı. Duygulanırdı onu düşündüğü zamanlar. Bugünleri görseydi, kim bilir ne kadar mutlu olurdu diye düşünmekten kendini alamazdı. Hayatında hiç görmediği birini özlemenin hüznünü taşıyordu yüreğinde. İçinden geçenleri pek anlatmak da istemezdi kimseye. Keder ve sevinçlerini kendi içinde yaşamayı tercih ederdi. Bu yüzden yalnız vakit geçirmek daha çok hoşuna giderdi.</p>
<p>Sabah erken kalktı ve annesiyle birlikte kahvaltı hazırlamaya koyuldu. Birlikte hoş sohbet ettikten sonra hazırlanıp evden çıktı ve okuluna giden otobüsü beklemeye başladı. Bir yandan yazar olma hayali, diğer yandan hayatında hiç görmediği babası ve annesinin bugün için meraklı bekleyişi aklını kurcalarken otobüse bindi. Okula girdikten sonra danışman hocasının odasına doğru yürümeye başladı. Kapının önünde bir an durdu, hayalimden asla vazgeçmeyeceğim, diye mırıldandı ve odanın kapısını tıklatıp içeri girdi.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter size-large wp-image-2037" src="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-ne-demek-1024x767.jpg" alt="sevinc-ne-demek" width="1024" height="767" srcset="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-ne-demek-1024x767.jpg 1024w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-ne-demek-300x225.jpg 300w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-ne-demek-768x576.jpg 768w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-ne-demek-1536x1151.jpg 1536w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-ne-demek-180x135.jpg 180w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-ne-demek-400x300.jpg 400w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-ne-demek-600x450.jpg 600w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-ne-demek-800x600.jpg 800w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-ne-demek-1200x900.jpg 1200w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-ne-demek-1600x1200.jpg 1600w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/11/sevinc-ne-demek.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Dan%C4%B1%C5%9Fman">Danışman</a> hocası güler yüzle karşıladı Ayda’yı. Anlaşılan sonuçlar çoktan kontrol edilmişti bile. Hocasının yüzündeki ifadelerden olumlu şeyler seziyordu. Tebessümle karşılık verdi ancak bir şey söylemek gelmedi içinden. Kendisine teşekkür ederek çıktı odadan. Eve doğru gitmek için tekrar otobüse bindi. Biraz düşünceli olduğundan yanında oturduğu kişinin arkadaşı olduğunu biraz geç fark etti. Arkadaşı Elif onunla konuşmak için evlerine doğru geldiğini söyledi.</p>
<p>Kendisi de Ayda gibi edebiyat öğrencisi, aynı zamanda yazar olmak isteyen Elif, düzenli olarak çıkarılan iki derginin kendileriyle görüşmek istediğini belirtince Ayda aldığı bu haberden daha çok mutlu oldu. Arkadaşına sarılarak teşekkür etti böyle güzel bir haber için. Evin önüne geldiğinde heyecanla bastı zile. Annesinin merakı yüzünden okunuyordu. Ayda’nın yüzündeki tebessümden anlamıştı o da. Kocaman sarıldı kızına. Yazar olmaya doğru basamakları adım adım çıkarken annesini de mutlu etmişti. Eminim babam da mutlu olmuştur, diye geçirebildi içinden..</p>
<p>Sevinç&#8230;</p>
<p>Diğer hikayelerimizi okumak için <a href="https://siyaksibak.com/category/hikaye-turu/"><em><strong>buraya</strong></em></a> tıklayınız.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://siyaksibak.com/buruk-sevinc/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mutluluğu Ararken</title>
		<link>https://siyaksibak.com/mutluluk-ararken/</link>
					<comments>https://siyaksibak.com/mutluluk-ararken/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[dideberah]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2020 12:51:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://siyaksibak.com/?p=1911</guid>

					<description><![CDATA[Evin kapısını yavaşça kapattıktan sonra kendini bahçeden dışarıya attı. Neden sessiz davrandığına ilk başta kendisi de anlam veremedi. Çünkü kaldığı evde kendisinden başka kimse yoktu. Sokağın köşe başında biraz duraksadı ve sahil tarafına doğru gitmeye karar verdi. Dalgın ve düşünceliydi bugünlerde. Akşam yemeğini yerken de pek keyfi yok gibiydi. Yine, küçük yaşta kaybettiği annesi ve yıllar önce kendisini bırakıp giden babası takılmıştı aklına Sâlim’in. Sahilde bir bankta otururken çocukluk yılları film şeridi gibi geçiyordu gözlerinden. Hele annesiyle birlikte akşam yürüyüşlerine çıkıp dolaştıkları o günler.. Denizin maviliğinde uzun uzun göz gezdirirken içindeki o boşluğun dolmayacağını düşündü bir an. Uçurtma uçuran çocuklara [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Evin kapısını yavaşça kapattıktan sonra kendini bahçeden dışarıya attı. Neden sessiz davrandığına ilk başta kendisi de anlam veremedi. Çünkü kaldığı evde kendisinden başka kimse yoktu. Sokağın köşe başında biraz duraksadı ve sahil tarafına doğru gitmeye karar verdi. Dalgın ve düşünceliydi bugünlerde. Akşam yemeğini yerken de pek keyfi yok gibiydi. Yine, küçük yaşta kaybettiği annesi ve yıllar önce kendisini bırakıp giden babası takılmıştı aklına Sâlim’in. Sahilde bir bankta otururken çocukluk yılları film şeridi gibi geçiyordu gözlerinden. Hele annesiyle birlikte akşam yürüyüşlerine çıkıp dolaştıkları o günler..</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-1912 size-large" src="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/deniz-1024x664.jpg" alt="mutluluk" width="1024" height="664" srcset="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/deniz-1024x664.jpg 1024w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/deniz-300x195.jpg 300w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/deniz-768x498.jpg 768w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/deniz-800x519.jpg 800w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/deniz.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>Denizin maviliğinde uzun uzun göz gezdirirken içindeki o boşluğun dolmayacağını düşündü bir an. Uçurtma uçuran çocuklara takıldı gözleri. Mutluluk nasıl da okunuyordu yüzlerinden. İçinden, ‘en son ne zaman böyle mutlu olmuştum acaba’’ diye geçirdi. Bir an kalkıp onlara katılmayı düşündü ancak çocukların ellerindeki iplerin kopup uçurtmaların göklere doğru yükseldiğini fark etti.</p>
<p>Eskisi gibi çocukluk arkadaşlarıyla da vakit geçirmek istemiyordu. Alışmış gibiydi yalnız yaşamaya. Bir sahafta çalışmaya başlamıştı kısa bir zaman önce. Sahaf dükkanının sahibi Nevzat amca da müteessir oluyordu Sâlim’in bu hâlinden. Ona patron gibi muamele etmekten çok bir ağabey gibi davranıyordu. Sâlim yük olmamak adına bu durumdan mahcubiyet duyuyordu çoğu zaman. İşten çıktığı gibi doğru evine gidiyordu akşamları.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-1913" src="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/yazi.jpg" alt="yazi" width="640" height="426" srcset="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/yazi.jpg 640w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/yazi-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Evde vakitlerinin çoğunu kitap okumakla ve bir şeyler karalamakla geçiriyordu. Bir nebze de olsa yazıya dökebiliyordu derdini. Annesinin özene bezene yaptırdığı masanın başına oturduğu vakit dökülüyordu kelimeler kaleminden. Küçükken bu masanın başında ödev yaptığı vakitler geldi aklına. O anlarda annesinin onu öylece durup izlemesine ve yüzünde oluşan o gülümsemelere anlam veremezdi.  İçinden ‘şu anda da izliyor mudur beni acaba’’ diye geçirdi ve yazmaya başladı bir gece yarısı.</p>
<h3><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Mutluluk">Mutluluk</a></h3>
<p><a href="https://siyaksibak.com/kalbine-don-mutluluk/">Buraya</a> tıklayarak okumaya devam edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://siyaksibak.com/mutluluk-ararken/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanaatkâr Olmak</title>
		<link>https://siyaksibak.com/kanaatkar-olmak/</link>
					<comments>https://siyaksibak.com/kanaatkar-olmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[dideberah]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2020 08:27:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://siyaksibak.com/?p=1860</guid>

					<description><![CDATA[Bir geminin güvertesinden manzarayı seyre koyulmuşken insanların yüzlerinde göç etmekte olan kuşların telaşesini görüyorum. Gökyüzünde ve denizdeki o muazzam mavinin tadını çıkarırken insanlardaki bu korku ve ümitsizliğin sebebini anlamlandırmaya çalışıyorum biraz da. İçimizde güneşler açtıran ve yüreğimizi ferahlatan o güzel manzaraya şahitlik ederken yaşama sevincimizin kaybolmaya başladığını düşünmeden alamıyorum kendimi. Oysa ki sadece bugünümüz var elimizde. Yani mutluluğu aramaya gerek yok aslında. Eğer güneşin doğuşunun, ayın geceleri aydınlatmasının, gökyüzünde kanat çırpan kuşların, akıp gitmekte olan suların, yaşadığımız anın farkındaysak o vakit mutluluk bulacaktır bizi. Günler geçiyor ve belki de gittiğimiz yollardan bir daha geçmeyeceğiz. Yaşamayı unuttuğumuz gibi birçok şeyi de [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir geminin güvertesinden manzarayı seyre koyulmuşken insanların yüzlerinde göç etmekte olan kuşların telaşesini görüyorum. Gökyüzünde ve denizdeki o muazzam mavinin tadını çıkarırken insanlardaki bu korku ve ümitsizliğin sebebini anlamlandırmaya çalışıyorum biraz da. İçimizde güneşler açtıran ve yüreğimizi ferahlatan o güzel manzaraya şahitlik ederken yaşama sevincimizin kaybolmaya başladığını düşünmeden alamıyorum kendimi. Oysa ki sadece bugünümüz var elimizde. Yani mutluluğu aramaya gerek yok aslında. Eğer güneşin doğuşunun, ayın geceleri aydınlatmasının, gökyüzünde kanat çırpan kuşların, akıp gitmekte olan suların, yaşadığımız anın farkındaysak o vakit mutluluk bulacaktır bizi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-large wp-image-1861" src="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/telas-1024x682.jpg" alt="telaş" width="1024" height="682" srcset="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/telas-1024x682.jpg 1024w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/telas-300x200.jpg 300w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/telas-768x512.jpg 768w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/telas-800x533.jpg 800w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/telas.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>Günler geçiyor ve belki de gittiğimiz yollardan bir daha geçmeyeceğiz. Yaşamayı unuttuğumuz gibi birçok şeyi de bununla birlikte unutmuş gibiyiz. Eski zamanlarda yokluk, fakirlik gibi sıkıntılar vardı ama yakınma yoktu. Kanaatkârlık denen bir şey vardı. İnsanlar elinde olan şeylerle yetinmeyi bilirlerdi. Gerçek mutluluk da bu değil midir zaten? Ne yazık ki tatlı bir hayal olarak kaldı böyle şeyler mazimizde. Çünkü günümüzde alamadığımız veya yiyemediğimiz şeylerden yakınıp dururken küçük dertlerin zebunu olduğumuzun hiç farkında değiliz. Bolluk içinde yokluğu yaşamak gibi bir şey bu. Burunlarımızın üstündeki gözlük kadar yakınımızdaki imkânların farkında olmak gerekiyor artık.</p>
<p>Çok mu uzaklarda kaldı o günler? Yaşadık ve geçti gitti diyebilir miyiz emin değilim. O günlerin tadı damaklarımızda çünkü. Gölge gibi geçip gitmişiz zamanın içinden. Küçük bir mutluluk buldunuz mu kaçırmayın derim. Yollar yürütür, yollar götürür koşmaya başlar sizinle birlikte gitmek istediğiniz yere, varmak istediğiniz yer gönlünüzde taşıdığınız yerse eğer.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-large wp-image-1862" src="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/kanaat-1024x682.jpg" alt="kanaat" width="1024" height="682" srcset="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/kanaat-1024x682.jpg 1024w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/kanaat-300x200.jpg 300w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/kanaat-768x512.jpg 768w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/kanaat-800x533.jpg 800w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/kanaat.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>Hatıraların koynunda uyur ve büyürmüş insan. Ne zaman bunlardan uzaklaşsa, kendisini yerinden sökülmüş bir ağaç gibi hissetmeye başlar. Elimizdeki imkânların aslında bize yettiğini fark etmeye başlayıp arılar gibi <a href="https://www.luggat.com/ehl-i%20kanaat/1/1">kanaat ehli</a> olursak, geride kaybolan değerlerimizin, unutulmaz anıların bizi beklediği nice kapıları fark etmiş olacağız. Velhasıl zenginlik dediğin gönül zenginliğidir, çölde serap gibidir geride kalanlar.</p>
<h5>Kanaat&#8230;</h5>
<p>Benzer yazılar okumak için <a href="https://siyaksibak.com/category/deneme/"><em><strong>buraya</strong></em></a> tıklayınız.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://siyaksibak.com/kanaatkar-olmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şüphe ve Şüphecilik (Septisizm)</title>
		<link>https://siyaksibak.com/suphecilik-nedir/</link>
					<comments>https://siyaksibak.com/suphecilik-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[dideberah]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2020 12:15:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://siyaksibak.com/?p=1774</guid>

					<description><![CDATA[Septisizm Nedir? Kavramın kökü yunanca ‘skepsis’ kelimesinden gelir ve ‘bir şeyi ele alma, inceleme, bir şey üzerinde düşünme’ anlamına gelir. Bu kavram anlamı itibariyle bir süre sonra yöntemli soruşturmaya işaret edeceği gibi septik de ‘felsefi araştırmacı’ anlamına gelmeye başlayacaktır. Şüphecilik Nedir? Şüphecilik, sinema başta olmak üzere popüler kültürün sıkça işlediği bir konudur. Yapay zekanın popülerleşmesi ile Black Mirror gibi tv dizilerinde de rüya ile gerçek arasındaki ayırımın mümkün olup olmadığı, bir rüya/hayal/simülasyon içinde yaşayıp yaşamadığımız gibi sorular temelde şüpheci sorulardır. ‘İnsan bilgisinin olanak ve sınırları nedir?’, ‘Bildiğimiz şeyleri nasıl biliyoruz, bu bilgiler doğru mu, doğruysa doğru olduğunu nasıl biliyoruz?’ soruları [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align: left;">Septisizm Nedir?</h3>
<p style="text-align: left;">Kavramın kökü yunanca ‘<strong>skepsis</strong>’ kelimesinden gelir ve ‘bir şeyi ele alma, inceleme, bir şey üzerinde düşünme’ anlamına gelir. Bu kavram anlamı itibariyle bir süre sonra yöntemli soruşturmaya işaret edeceği gibi septik de ‘felsefi araştırmacı’ anlamına gelmeye başlayacaktır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-2398" src="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/septisizm-nedir.jpg" alt="septisizm nedir" width="576" height="384" srcset="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/septisizm-nedir.jpg 576w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/septisizm-nedir-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 576px) 100vw, 576px" /></p>
<h2>Şüphecilik Nedir?</h2>
<p><strong>Şüphecilik</strong>, sinema başta olmak üzere popüler kültürün sıkça işlediği bir konudur. Yapay zekanın popülerleşmesi ile Black Mirror gibi tv dizilerinde de rüya ile gerçek arasındaki ayırımın mümkün olup olmadığı, bir rüya/hayal/simülasyon içinde yaşayıp yaşamadığımız gibi sorular temelde şüpheci sorulardır. ‘İnsan bilgisinin olanak ve sınırları nedir?’, ‘Bildiğimiz şeyleri nasıl biliyoruz, bu bilgiler doğru mu, doğruysa doğru olduğunu nasıl biliyoruz?’ soruları en sık karşılaştığımız sorulardandır.</p>
<h3>Şüphecilik Nedir / Eleştirel Düşünme Nedir?</h3>
<p>Genellikle <strong>şüphecilik</strong> ve <strong>eleştirel düşünme</strong> kavramları karıştırılmaktadır. Eleştirel düşünme, analiz yaparak akıl yürütme ve bunları değerlendirme gibi zihinsel süreçleri kapsayan düşünme şeklidir. Şüphecilik ise, her türlü bilgi savını kuşkuyla karşılayan, bunların temellerini, etkilerini ve kesinliklerini irdeleyen, ayrıca aklın kesin bir bilgi elde edemeyeceğini, hakikate erişilse dahi sürekli ve tam bir şüphe içinde kalınacağını, ‘mutlak’ a ulaşmanın mümkün olmadığını savunan felsefi görüştür.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-1789" src="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/felsefe.jpg" alt="felsefe" width="640" height="456" srcset="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/felsefe.jpg 640w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/felsefe-300x214.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Tüm olaylara karşı eleştirel bakış açısıyla yaklaşan felsefenin özünde bulunan, çoğu insan için olağan bir duygu olsa da, kimi zaman bu duygu gereksiz veya aşırı olarak belirebilir. Temel olarak ‘insan bilgisinin olanakları ve sınırı nedir?’ sorusu üzerinde şekillenir. Bu anlamda bir tavır olarak felsefenin ruhunda mevcuttur.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1786 size-medium" src="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/suphecilik-200x300.jpg" alt="şüphecilik" width="200" height="300" srcset="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/suphecilik-200x300.jpg 200w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/10/suphecilik.jpg 640w" sizes="auto, (max-width: 200px) 100vw, 200px" /></p>
<p>Tarihsel olarak baktığımızda ise her filozof, kendinden önceki bilgi birikimini sorgulamak ve eleştirmekle işe başlamıştır. Dolayısıyla bilginin imkânından şüphe eden filozoflar felsefe tarihinde önemli bir yer edinmişlerdir. Her filozofun tavır olarak şüpheci olduğunu söyleyebiliriz.<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Immanuel_Kant" target="_blank" rel="noopener sponsored noreferrer"><strong> Immanuel Kant</strong> </a>bu tavrı, ‘gerekçeleri, temelleri olmadığı sürece herhangi bir görüşü, iddiayı kabul etmeme tavrı’ olarak tanımlamaktadır. Geçmişte doğru kabul edilen bazı bilgilerin bugün reddedildiği ve çürütüldüğü göz önüne alındığında, deneyimlerimiz ve duyularımızın yanılgıya düştüğü gösterilmiştir.</p>
<h4>Şüphecilik Türleri Nelerdir:</h4>
<p><span style="font-size: 1.21429rem;">Felsefenin yapısından kaynaklanan ve ‘bir tavır olarak’ diye adlandırabileceğimiz yanında, ‘yöntem olarak’, ve ‘aşırı’ diye ayırt edebileceğimiz şüphecilik türleri de vardır.</span></p>
<p><strong> Tavır olarak</strong>: Felsefenin önemli niteliklerinden biri eleştirici olmasıdır. Felsefe tarihi içerisinde hemen hemen bütün filozoflar birbirlerinin görüşlerine eleştirel bakış açısıyla yaklaşmışlardır. Bu anlamda felsefi bakımdan sağlıklı bir tavır olarak felsefede bulunur.</p>
<p><strong> Bir yöntem olarak</strong>: Bir yöntem, belli bir doğrulara ulaşmak üzere bir araç olarak kullanılmasıdır. Yöntemsel kuşkuculuğun bilinen en önemli örneği Descartes’tir.</p>
<p><strong> Aşırı</strong>: Sofistlerde ve bunlara benzer filozoflarda görülen hiçbir doğruluğun olmadığını savunan görüşlerin ifadesi olandır.</p>
<h5 id="lp-h-0" tabindex="-1">Ekstra: Paranoya Ne Demek?</h5>
<p><strong>Şüphecilik nedir</strong> anlattık peki paranoya ne demek. Paranoya, insanların &#8220;sizi ele geçirmek için dışarı çıktıkları&#8221; ya da başkalarının ısrarcı, müdahaleci ilgisine maruz kaldığınız yönündeki mantıksız ve ısrarcı duygudur. Başkalarına karşı bu temelsiz güvensizlik, paranoyalı bir kişinin sosyal olarak işlev görmesini veya yakın ilişkiler kurmasını zorlaştırabilir. Paranoya, paranoid kişilik bozukluğu, sanrısal (paranoid) bozukluk ve şizofreni gibi bir dizi durumun belirtisi olabilir.</p>
<blockquote><p>İçim ürperiyor, ya evde yoksan.</p>
<p><strong>O.Gencebay</strong></p></blockquote>
<p>&#8220;Şüphecilik Nedir?&#8221; hoşunuza gittiyse <a href="https://siyaksibak.com/usulsuz-vusul-olmaz/"><em><strong>buradan</strong></em></a> devam edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://siyaksibak.com/suphecilik-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalbine Dön</title>
		<link>https://siyaksibak.com/kalbine-don-mutluluk/</link>
					<comments>https://siyaksibak.com/kalbine-don-mutluluk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[dideberah]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2020 18:51:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://siyaksibak.com/?p=1576</guid>

					<description><![CDATA[Mutluluk&#8230; Bir zamanlar mutluluğu sadece sokak aralarında oynadığımız futbol maçlarında, misket yarışına tutuştuğumuz kaldırımlarda arardık. Arkadaşlık, dostluk ve samimiyetin zirvede olduğu zamanlardı bunlar. Bu kavramlarla iç içe yaşardık. Zaman geçtikçe beklentilerimizin, bizi mutlu eden etkenlerin değiştiğini ve buna bağlı olarak samimi dostluklardaki sıcaklığın, sırdaşlığın, güvenmenin git gide azaldığını görüyoruz. Bu sebeple çocukluğumuzda yaşadığımız arkadaşlıkların, mutluluğun hazzını büyüdükçe kaybetmeye başlıyoruz dersek pek yanılmış olmayız. Çünkü çocukken her şeye karşı saf duygularla hareket ederek, karşılıksız sevgiyle bakardık. Küçük şeylerden mutluluk duyardık. Belki de bunun sebebi bugünkü gibi her şeye anında ulaşamayışımızdır. Zamanın geçip gitmesine karşın daha medeni olmamız gerekirken kendimizden ödün vermeye [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mutluluk&#8230;</p>
<p>Bir zamanlar mutluluğu sadece sokak aralarında oynadığımız futbol maçlarında, misket yarışına tutuştuğumuz kaldırımlarda arardık. Arkadaşlık, <strong>dostluk</strong> ve <strong>samimiyet</strong>in zirvede olduğu zamanlardı bunlar. Bu kavramlarla iç içe yaşardık. Zaman geçtikçe beklentilerimizin, bizi mutlu eden etkenlerin değiştiğini ve buna bağlı olarak samimi dostluklardaki sıcaklığın, sırdaşlığın, güvenmenin git gide azaldığını görüyoruz. Bu sebeple çocukluğumuzda yaşadığımız arkadaşlıkların, mutluluğun hazzını büyüdükçe kaybetmeye başlıyoruz dersek pek yanılmış olmayız. Çünkü çocukken her şeye karşı saf duygularla hareket ederek, karşılıksız sevgiyle bakardık. <strong>Küçük şeyler</strong>den mutluluk duyardık. Belki de bunun sebebi bugünkü gibi her şeye anında ulaşamayışımızdır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-1579 size-large" src="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/09/Kalp-1024x682.jpg" alt="mutluluk" width="1024" height="682" srcset="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/09/Kalp-1024x682.jpg 1024w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/09/Kalp-300x200.jpg 300w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/09/Kalp-768x512.jpg 768w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/09/Kalp-800x533.jpg 800w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2020/09/Kalp.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><strong>Zaman</strong>ın geçip gitmesine karşın daha medeni olmamız gerekirken kendimizden ödün vermeye başlıyoruz. Değişen dünya algımız, ‘’moda, teknoloji, çağdaşlaşma’’ gibi kavramlar hayatımıza girdiğinden beri mutluluklarımız arka planda kaldı. Doğrusu neyi paylaşamıyoruz? Anlaşmak ve anlaşılmaktan, samimi dostluklar kurmaktan başka bir derdimiz yok oysa ki. Bir nevi zorluklarla kazanılan bazı değerlerimizi unutmamızın sıkıntılarını yaşıyoruz. Değer verdiğimiz ve vermemiz gereken kavramları gözden geçirirsek <a href="https://siyaksibak.com/dirilis-mucadelesi/">özümüze döneceğiz</a> demektir.</p>
<p>Acı da olsa tatlı da olsa hatıralar bir şekilde seslenir bir yerlerden. ‘Keşke çocukluğumuzun o güzel günlerine dönebilsek’ demekten alamıyoruz kendimizi bazen. <a href="https://eksisozluk.com/gecmise-ozlem-duymak--271304">Geçmişe olan özlem</a> sanırım hiçbir zaman bitmeyecek. Kimi zaman da, ‘gelecek günler de bugünleri aratır mı?’ düşüncesiyle bir boşluğa düşüyoruz. İnsanın sadece el, ayak ve kafadan oluştuğu düşüncesini aşamazsak, geçmişe daha çok <strong>özlem</strong> duyacağız gibi görünüyor.</p>
<h4>&#8220;KALBİNE DÖN&#8221;</h4>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://siyaksibak.com/kalbine-don-mutluluk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diriliş Mücadelesi</title>
		<link>https://siyaksibak.com/dirilis-mucadelesi/</link>
					<comments>https://siyaksibak.com/dirilis-mucadelesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[dideberah]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2020 23:00:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Din]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://atbs.bk-ninja.com/suga/?p=150</guid>

					<description><![CDATA[Diriliş Mücadelesi Dünya görüşümüz, hayat tarzımız ve inandığımız dâva sebebiyle diriliş cephesinde bir savaş hâlindeyiz. Ancak bu savaş top, tüfek, füze veya nükleer silahlar olmaksızın ruhlar arasında yapılan bir savaş diyebiliriz. Çektiğimiz sıkıntılar ve yaşadığımız korkular sebebiyle savrulma halinde oluşumuz aslında bir dirilişin habercisidir. Çünkü içinde bulunduğumuz zaman ve mekânda ruhumuz, sürekli olarak varoluş sebebinin kavgasını vererek anlam kazanacaktır. Varoluş sebebimiz ise Allah’ı bilme ve ona inanma aydınlığıdır. Zamana ve mekâna ancak bu inanç uğruna savaşarak dokunabiliriz.  Zamana ve mekâna ancak bu inanç uğruna savaşarak dokunabiliriz. İlk insandan bu yana inançsızlığın devam etmesi gibi hakikat dâvası da sürecektir. Önemli olan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5>Diriliş Mücadelesi</h5>
<p>Dünya görüşümüz, hayat tarzımız ve inandığımız dâva sebebiyle diriliş cephesinde bir savaş hâlindeyiz. Ancak bu savaş top, tüfek, füze veya nükleer silahlar olmaksızın ruhlar arasında yapılan bir savaş diyebiliriz. Çektiğimiz sıkıntılar ve yaşadığımız korkular sebebiyle savrulma halinde oluşumuz aslında bir <strong>diriliş</strong>in habercisidir. Çünkü içinde bulunduğumuz zaman ve mekânda ruhumuz, sürekli olarak varoluş sebebinin kavgasını vererek anlam kazanacaktır. <strong>Varoluş</strong> sebebimiz ise Allah’ı bilme ve ona inanma aydınlığıdır. Zamana ve mekâna ancak bu inanç uğruna savaşarak dokunabiliriz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-1402 size-large" src="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2019/10/kuran-1024x682.jpg" alt="" width="1024" height="682" srcset="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2019/10/kuran-1024x682.jpg 1024w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2019/10/kuran-300x200.jpg 300w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2019/10/kuran-768x512.jpg 768w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2019/10/kuran-800x533.jpg 800w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2019/10/kuran.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p id="884e" class="wz xa am be xb b xc ya xe yb xg yc xi yd xk ye xm" data-selectable-paragraph=""> Zamana ve mekâna ancak bu inanç uğruna savaşarak dokunabiliriz. İlk insandan bu yana inançsızlığın devam etmesi gibi hakikat dâvası da sürecektir. Önemli olan bizim bu mücadelenin neresinde olduğumuzdur. Görevinin ve en önemlisi de varoluş hikmetinin farkında olanlar mutlaka hakikat sancağının düşmemesi için <strong>Allah</strong>’ın ipine sımsıkı sarılacaktır.</p>
<p> Hakikate başkaldıran ve insanları ezip sömüren komünizm ve kapitalizm gibi bütün sistem ve düşüncelerin karşısındayız. Derdimiz <strong>İslâm</strong>î bir hayat tarzının inşa edilmesidir. Bu da ancak Müslümanların, bütün insanların kurtuluşunu sağlayacak görevlerini üstlenmeleriyle sağlanabilir. Küfür sisteminin global işleyişini bir sorun addederek çok verip az almaya rıza göstermediğimizi fark ettirerek bu görevi üstlenmiş olacağız. Dolayısıyla düşünce ve hedefimiz, hakikati özünden kavrayıp benimseyerek tam anlamıyla çağa yansıtmaktır. Düşüncemizi yansıtmaya çalışırken düştüğümüz hata, geçmişteki İslâmî yaşantıya sadece hayranlıkla bakmaktır. Ancak yapmamız gereken şey geçmişe hayranlıkla takılıp kalmak veya tekrar yaşanamayacağını düşünüp umutsuzluğa kapılmak değil, o yaşantıyı bugün de aynı şekilde gerçekleştirmektir. Bunun yolu da diriliş <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Bengi_su">bengisu</a>yunu içip dirilmek ve yeniden umut yoluna çıkmaktır.</p>
<h3>DİRİLİŞ MEDENİYETİ</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1405" src="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2019/10/kid-1077793_640-150x150.jpg" alt="Diriliş" width="251" height="251" srcset="https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2019/10/kid-1077793_640-150x150.jpg 150w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2019/10/kid-1077793_640-70x70.jpg 70w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2019/10/kid-1077793_640-180x180.jpg 180w, https://siyaksibak.com/wp-content/uploads/2019/10/kid-1077793_640-400x400.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 251px) 100vw, 251px" /></p>
<p>İslâm <strong>kültür</strong> ve<strong> medeniyet</strong>ini yaşatmak, <span style="font-size: 1.21429rem;">sadece geçmişi muhafaza etmek değil aynı zamanda bu kültürün doğurganlığını korumasını sağlamaktır. Tarih şuuruyla birlikte önce kendi iç dünyamızda ve bundan ayrılmaz bir şekilde toplum halinde bu kültürü yaşamayı şart olarak idrak etmeliyiz. Maksadımız kuru bir gürültü değil, alçakgönüllülükle gösterişsiz bir İslâm toplumu inşa etmektir. Bu anlamda, Peygamber Efendimiz’in sünnetini ihyâ eden, onun yolunu takip ederek maddi ve manevî olarak silahlanan bir toplum haline gelerek bütün cephelerde varolma suretiyle çağın yakasına sarılarak mücadelemizi başlatmış olacağız.</span></p>
<p>Diriliş mücadelesi hoşunuza gittiyse <strong><a href="https://siyaksibak.com/usulsuz-vusul-olmaz/">buradan</a></strong> devam edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://siyaksibak.com/dirilis-mucadelesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
